AOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcısı Bekir Sütcü, Türkiye’nin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme yolculuğunda organize sanayi bölgelerinin giderek daha stratejik bir konuma geldiğine dikkat çekti. Sütcü, OSB’lerin yalnızca üretim alanları olmaktan çıkarak teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir üretimin, nitelikli istihdamın ve planlı kalkınmanın merkezleri haline geldiğini belirtti.
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkan Yardımcısı ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, organize sanayi bölgelerinin Türkiye ekonomisinin geleceğindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
OSB’ler Üretim Ekosistemlerine Dönüşüyor
Küresel ekonomide yaşanan değişimlerin, ülkelerin rekabet gücünü belirleyen unsurları yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Sütcü, enerji maliyetleri, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve lojistik avantajların sanayinin geleceğini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Türkiye’nin güçlü girişimcilik kültürü, genç nüfusu ve üretim kabiliyetiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Sütcü, bu potansiyelin sürdürülebilir başarıya dönüşebilmesi için sanayinin önünü açan yatırımların kesintisiz sürdürülmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Sütcü, organize sanayi bölgelerinin de bu süreçte kritik bir görev üstlendiğini belirterek, OSB’lerin artık yalnızca yatırımcıya arsa tahsis eden yapılar olmadığını, enerji altyapısından teknik hizmetlere, eğitimden güvenliğe, çevre yönetiminden dijital çözümlere kadar geniş bir alanda hizmet sunan üretim ekosistemlerine dönüştüğünü ifade etti.
Yeşil Dönüşüm Sanayinin Gündeminde
Sanayinin önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalacağı en önemli başlıklardan birinin yeşil dönüşüm olduğunu belirten Sütcü, uluslararası ticaret kurallarının üretimin miktarının yanı sıra üretim süreçlerinin çevresel etkilerine de odaklandığını dile getirdi.
Özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) sanayiciler açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Sütcü, karbon ayak izinin yönetilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti.
Bu dönüşümün sanayicilerin uluslararası pazarlardaki rekabet gücü açısından da önemli bir unsur olduğunu belirten Sütcü, üretim altyapılarının yeni dönemin gerekliliklerine uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dijital Dönüşüm Rekabet Gücünü Belirliyor
Dijital dönüşümün de sanayi açısından artık bir tercih olmaktan çıktığını belirten Sütcü, yapay zekâ uygulamaları, veri yönetimi, akıllı üretim sistemleri ve otomasyon teknolojilerinin verimliliği artıran temel araçlar arasında yer aldığını söyledi.
Geleceğin sanayisini, teknolojik dönüşümü doğru ve hızlı şekilde yöneten işletmelerin şekillendireceğine dikkat çeken Sütcü, OSB’lerin de sanayicilerin dijital dönüşüm süreçlerine uyum sağlamasını destekleyen altyapı ve hizmetleri geliştirmesinin önem taşıdığını belirtti.
Nitelikli İnsan Kaynağı Stratejik Öncelik
Sanayinin sürdürülebilir büyümesinde insan kaynağının da belirleyici bir unsur olduğuna dikkat çeken Sütcü, teknolojik gelişmelerin ancak bu teknolojileri kullanacak ve geliştirecek nitelikli insan gücüyle anlam kazandığını ifade etti.
Mesleki eğitim kurumları ile sanayi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Sütcü, gençlerin üretim süreçlerine daha etkin şekilde dahil edilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik kadroların yetiştirilmesinin önemine işaret etti.
Sütcü, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin yalnızca işletmelerin değil, Türkiye’nin uzun vadeli rekabet gücünün de temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti.
Adana Sanayide Önemli Fırsatlar Sunuyor
Adana’nın üretim kültürü, tarımsal gücü, enerji altyapısı, ulaşım ağı ve lojistik avantajlarıyla Türkiye’nin yükselen sanayi merkezlerinden biri olduğunu belirten Sütcü, kentte son dönemde hayata geçirilen büyük ölçekli yatırımların bölgenin geleceğine ilişkin beklentileri daha da güçlendirdiğini ifade etti.
Kimya sanayisinden lojistiğe, yenilenebilir enerjiden yüksek katma değerli üretime kadar birçok alanda önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Sütcü, Adana’nın sahip olduğu potansiyelin yeni yatırımlarla daha ileri bir noktaya taşınabileceğini belirtti.
“Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye”
Sanayinin yalnızca ekonomik büyümenin değil, toplumsal kalkınmanın da temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Sütcü, üretim ile istihdam, istihdam ile refah arasındaki güçlü bağa dikkat çekti.
“Üretim varsa istihdam vardır, istihdam varsa refah vardır” anlayışının sanayi politikalarının temelinde yer alması gerektiğini belirten Sütcü, güçlü sanayinin güçlü şehirleri, güçlü şehirlerin ise güçlü Türkiye’yi ortaya çıkaracağını ifade etti.
Türkiye’nin üretim gücünü daha ileriye taşımak için çalışmaya, üretmeye, yatırım yapmaya ve geleceği planlamaya devam edeceklerini belirten Sütcü, Türkiye’nin ikinci yüzyılının üretim, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde şekilleneceğine dikkat çekti.
Sütcü, organize sanayi bölgelerinin de bu büyük dönüşümün en önemli aktörleri arasında yer almaya devam edeceğini ifade etti.












